Deterjanların içerisinde bulunan yüzey-aktif madde dışında
önemli oranda (%70–90) bulunan temizleyici, beyazlatıcı, yumuşatıcı, köpürtücü,
parlaklık verici ya da antiseptik özellik veren katlı maddelerinin çoğu da
yüzey-aktif madde gibi insan organizmasına gıdalardan, solunum yollarından,
deri teması ve diğer yollardan girdiklerinde dokularda olumsuz etkilere neden
olmaktadırlar. Birçok kanser türünün ise deterjanların olumsuz etkilerinden
dolayı oluşabildiği bildirilmektedir. Ayrıca akciğer tahribatı, akciğer
iltihabı, alerjik reaksiyonlar, santral sinir sistemi, kalp, böbrek ve kan
damar rahatsızlıkları, endokrin ve bağışıklık sistemi bozuklukları gibi önemli
rahatsızlıkların kaynağı üretimde kullanılan katkı maddeleri ve dolayısı ile
deterjanlar olabilmektedir.
Deterjanın kullanım yerleri ile temas sonucu vücudumuza giren miktarı, yapacağı zarar yönünden önemlidir. A.B.D’de bir günde insan vücuduna giren deterjan yüzey-aktif maddesinin en çok 0,3–3 mg arasında olduğu belirtilmesine karşın ülkemizde bazı yörelerde yapılan çalışmalar içme sularında dahi çok yüksek miktarlarda deterjan bulunduğunu ortaya koymuştur.
Her ne kadar vücudumuza giren günlük deterjan miktarını bilmesek’te, bunun çok yüksek düzeyde olması güçlü bir olasılıktır.
Sonuç olarak günümüz gereği olan temizlik işlerimizde kullandığımız deterjanların vazgeçilmez yararlarının yanında çevre kirlenmesi ve özellikle sağlığımız açısından zararlarından korunabilmek için üretimlerinin kontrol altında tutulması zorunludur. Sağlık Bakanlığı tarafından sağlığa ve çevre kirlenmesine en az zararlı bileşimlerin saptanıp bu standardın dışında deterjan üretimine izin verilmemesi gerekmektedir.
Ayrıca üretici firmaların deterjan kullanımını özendirmek için giriştikleri reklâm kampanyalarının abartılı ve gerçeği yansıtmaması da tüketicinin kafasında ‘madem süper ötesi temizlik sağlıyor, madem tüm zorlu kiri pası çıkarabilmekte o zaman neden her ay reklâmlarda formülü yenilenir ya da geliştirilir olarak gösterilmeye çalışılmaktadır?’ Sorusunu tekrar ettirmektedir.
Deterjanların doğaya verdiği zararlar;
İnsan ve diğer canlıların yaşam ortamı olan su, hava ve
toprağın endüstriyel teknolojinin gelişmesine paralel olarak çeşitli sentetik
maddeler ve diğer toksik atıklarla hızla kirlenmeye yüz tutması daha şimdiden
Dünyanın bir çok yöresini yaşanmaz duruma getirmiştir. Çevreyi koruyucu
önlemler almadan gelişi güzel sanayileşen ülkelerde denetimsizlik, düzensiz
kentleşme, hızla artan nüfus ya da toplumun eğitimsizliğinden kaynaklanan
sorumsuzluk sonucu, sağlıklı yaşamamız için vazgeçilmez bir gereksinim olan
doğanın kirlenmesi alabildiğince artmaktadır. Ne gariptir ki insanlar
kendilerinin meydana getirdikleri bu manzara karşısında panik içinde çare
arayışına girişmekte ve sonuçta faturasını ağır biçimde kendisine ve nesillerine
ödetmektedir.” dedikten sonra
“Son dönemlerde kamuoyunda deterjanların doğaya, dolayısıyla
insan sağlığına olan zararları merak ve endişeyle tartışılmaktadır. İhmaller ve
sorumsuzluklar sonucu ortaya çıktığına inandığımız çevre kirlenmesi sorunu
bugünün insanlarının gelecek nesillerine bırakacağı kötü bir mirastır.” İfadesi
ile konunun nesiller boyu önemini vurgulamaktadır.